English

Web sitemizi kim yapacak?

Bilgisayar tamircisi mi? Sekreter mi? Yeğen mi?

Web sitesi satan bir dükkân var mı?

Kritik bir iş görüşmesine tıraşsız, kirli, derbeder bir kılıkla gider misiniz?

Nadide bir mücevheri limon sandığında sergiler misiniz?

Müzayededen aldığınız pahalı bir eseri gazeteye mi sararsınız?

Ya web siteniz?

Bir web sitesi, giysiden, çerçeveden, ambalaj kâğıdından daha az önemlidir diyebilir miyiz?

Özetle; Sokak Kedisi, tasarımın sanat olduğunu idrak edebilenler için özgün web siteleri yapıyor.

Dahası, şu anda yayında olan ya da yayına girmeye hazırlanan web sitelerini grafik, uyum, üslup, estetik, sadelik, güncelleme, erişilebilirlik, geçerli kodlama ve tüm diğer konularda test ediyor, eksikleri, aksayan yanları varsa giderilmesi için uygun çözümler buluyor, hataları düzeltip sitenizi yeniden yaratıyor.

Web sitesine neden ihtiyaç duyulur?

Web sitesine neden ihtiyaç duyulur?

Neden bir web sitesi yaptıralım ki durup dururken?

Çünkü web siteleri daha şimdiden göz önünde olmak isteyen herkesin kimlik kartı, açık arşivi, tüketiciye dönük vitrini, sözünü engellenmeksizin söyleyebildiği serbest kürsüsü ve daha fazlası... Bugüne kadar dünyayı geleneksel medyadan izleyen birçok insan, artık internete yöneliyor. Yarın daha da fazla kişi gelecek. Belli ki, bu sürecin geriye dönüşü yok.

Biz de gazeteye ve televizyona reklam veririz.

Verin; ama şunu da düşünün: Geleneksel medyada reklam için ayrılan toplam alan, daha fazla kâr arzusuyla büyütüldükçe, tanıtımın etkisi o oranda azalıyor. Yanyana, üstüste, ardarda, balık istifi gibi sıkıştırılmış olan reklamlar, gazete ve televizyonda göz ve zihin yoran anlamsız bir kirliliğe dönüşüyor. Buna reklam dilinin yapaylığını ve inandırıcılık konusundaki zayıflığını da ekleyince, reklam için yapılan masrafın buna değip değmediğini bir daha düşünmekte fayda var.

Reklamın alternatifi yok mu?

Başarılı bir web sitesi, reklamın sadece alternatifi değil, çok daha iyisidir. Biçim ve içerik kontrolünü tamamen elimizde tutabilme imkânını veren, hedef kitlesiyle anında iletişim kurabilen, aracısız tepki ve öneri almayı her iki taraf için de son derece kolaylaştıran, mekân ve süreç açısından esnek, yeni beklentilere ve acil ihtiyaçlara anında cevap verebilen, güncellenebilen, bugünün dinamizmine uygun bir iletişim aracıdır.

Web sitesinin eti ne budu ne? Çoluk çocuğun bile web sitesi var.

Dünyanın her yerinde mahalle araları top peşinde koşturan çocuklarla dolu ama hepsi Maradona değil. Profesyonellikle amatörlük arasındaki farkı gözden kaçırmamak gerek.

Peki, diyelim ki bir web sitemiz var, bize faydası ne olacak?

Yukarıda da özetlediğimiz gibi, iyi tasarlanmış bir web sitesi, günün her saatinde, her mesafeden aynı kolaylıkta ulaşılabilen açık bir başvuru kaynağıdır. Geniş olanaklar sunar. Kendine ait bir adreste kesintisiz yayında olduğu ve ertesi gün ve daha sonraki günlerde de güncel kaldığı için, reklama kıyasla çok ucuz, gazeteye ve televizyona göre çok uzun ömürlü, kütüphanelere göre çok ama çok daha kolay ulaşılabilir, esnekliği yüksek, etkisi ve işlevi açısından ise çok daha sonuca yönelik bir tanıtım yoludur.

Kavram tasarımı nedir?

Kavram tasarımı nedir?

Kısaca ifade etmek gerekirse, Kavram tasarımı, yoktan kavram var etmeyi değil, zaten var olan bir kavramın -ya da iletilmek istenen mesajın- parazitlerinden ve pürüzlerinden arındırılması, kavramın yerli yerine oturtulması, ustalıkla ifade edilmesi anlamında kullanılıyor.

"Alt tarafı bir web sitesi" demek doğru mu?

Bir web sitesi bazen dükkândan veya satış noktalarından çok daha iş bitirici olabilir. İnternet, aslında kimliğimizin görücüye çıktığı bir alandır. Buradaki yüzümüzün tasarım ve uygulama pratiğindeki ince ayar biz algılayamasak bile başkalarının gözünden kaçmayabilir. Bu ayrıntı, tasarımın da can damarıdır. Yıllık bilânçolar, vergi levhaları, gösterişli plaza binaları uzak semtlerde yaşayan çoğunluk için pek bir şey ifade etmez. Ama internet, herkesin elinin altındadır ve kimliğimize ilişkin ilk izlenim, çoğunlukla web sitesi üzerinden oluşur. Bunun farkına varamayıp da interneti hafife alanlar er ya da geç yarışma dışı kalacaktır.

İnternette mevki makam hiyerarşisi var mı?

Hem var hem yok.

Var; çünkü herkesin bu alana yatırabileceği para ve ayırabileceği kaynaklar farklı.

Yok; çünkü bazen büyük meblâğlar ödenerek yaptırılan bir proje, müşteri-tasarımcı denkleminin bir -ya da her iki- ayağının aksaması nedeniyle masraflı bir fiyasko da olabilir.

Unutulmamalı ki, web sitemiz her gün milyonlarca gözün dolandığı elektronik uzaydaki tapulu gezegenimiz, vitrinimizdir. Oradaki duruşumuzun, kimliğimize dair verilecek karar üzerinde büyük bir etkisi olduğunu bilmek gerekir.

Kimin umurunda web sitesi? Şu an internet kullanan kaç kişi var?

Her gün 40 bin Blog sitesinin yayına girdiği bir mecradan söz ediyoruz. Tüm web sitelerinin ve bunların toplam ziyaretçisinin sayısını hesaplamaksa çok zor. Bu rakam milyarlarla ölçülüyor.

Daha şimdiden öyle bir noktaya geldik ki, ne kadar ciddiye alınabilir ve ne kadar tercih edilebilir olduğumuzu artık herkes evinden ya da işyerinden, sadece internete girerek test edebiliyor. Üstelik burada ne sosyal statümüz, ne paramız, ne de geçmişten miras kalan köklü geleneğimiz bize üstünlük sağlamıyor. Kesin üstünlük, web sitesini doğru bir kavram ve estetik üstüne kuranların artık.

Bizim zaten bir web sitemiz var. Senelerdir yayında. Bu kadarı yetmez mi?

Bir daha düşünün. Hiç web sitesi yaptırmamakla kötü bir web sitesi yaptırmak arasındaki fark nedir? Tanıtım kokteylleri, basın toplantıları, antetli kâğıtlara ve şirket minibüslerinin bordasına internet adresleri yazdırmakla iş biter mi? Biz söyleyelim: Kötü bir web sitesi markanın/kurumun itibarını zedeler. Web sitemiz başarılı değilse, reklam yoluyla gelen ziyaretçi daha ilk sayfada burun kıvırarak siteyi terk edebilir. Kötü yapılmış bir web sitesi yüzünden kaybettiğimiz saygıyı geri kazanabilmek için öncekinden daha da fazla para ve emek harcamamız gerekebilir.

Web siteleri daha iyi olabilir mi?

Web siteleri nasıl daha iyi olabilir?

İnternet, uçsuz bucaksız olanaklar sunuyor!

Çok değil, on yıl öncesine kadar hayatımızda neredeyse hiç yer almayan bir teknoloji olan internet bugün artık onsuz olamayacağımız bir noktaya geldi. İnternette bir site yapmak, eskiden belki sadece bir hobiydi. Ama artık doğru düzgün bir web sitesi olmayan holding ya da kurum, "ciddiyetsiz, çağdışı, gelgeç" gibi sıfatlarla anılmaya, önemsizmiş gibi, hatta yokmuş gibi algılanmayı göze almak durumunda.

Web sitesi, vezir de edebilir, rezil de...

Herhalde bilmeyen kalmamıştır; artık her kurum -kanun gereği- bir web sitesi yaptırmak zorunda. Ama bir web sitesi kime yaptırılır, içeriği nasıl olur, kaç liraya malolur, yapılan site yeterli midir değil midir, kaliteli olup olmadığı nasıl değerlendirilir; bütün bunlar hâlâ çok iyi bilinmiyor. En iddialı kuruluşların web sitelerinde bile, kurum/şirket ciddiyetiyle bağdaşmayan akıl almaz bir özensizlik, acemilik, kullanışsızlık, karmaşa gözlemlenebiliyor.

Ne yapmalı?

Sokak Kedisi, profesyonelce web sitesi tasarlıyor. Ama aynı zamanda istiyor ki, web sitesi yapanlar kadar yaptıranlar da bir web sitesi nedir, neye yarar, nasıl yapılır, konunun inceliklerine birazcık da olsa ilgi duysunlar. Bugünkü ucuza getirilmiş çerçöp yığınının arasından sıyrılabilecek kalite ve güzellikteki web siteleri, ancak tasarımcı kadar siteyi yaptıranın ve kullananın da iyiyle kötüyü ayırabilme becerisine bağlı.

Web sitesi yapmak kimin işi?

Web sitesi yapmak kimin işi?

Bizim web sitemizi en iyi kim yapabilir?

Sorulacak ilk soru budur. Yaşam tarzımız ya da yaşımız itibariyle internete uzak olabiliriz. Ama gene de bizim bu ilgisizliğimiz interneti yoğun bir biçimde kullanan yüz milyonlarca insanın sorunu değildir. İnsanlar, yoğun olarak kullandıkları bir mecrada zamanla tecrübe ve bilgi kazanırlar. Alışkın bir göz, iyiyi/kötüyü içgüdüleriyle de olsa seçer, ayırır. Bu nedenle, web sitesi tasarımını hafife almamak gerektiğini anlama sırası, kavrama hızımıza bağlı olarak, er ya da geç bize de gelecektir.

Kendi web sitemi kendim yapamaz mıyım?

Dar bir açıdan bakarsak, biraz uğraşınca herkes kör topal bir web sitesi yapabilir. Ama o site muhtemelen milyonlarca hurda sitenin yığıldığı internet ormanında kaybolacaktır. Bu bakımdan, bir web sitesinde bulunması gereken en temel nitelik, bu çöp yığınının arasından sıyrılarak muhtemel ziyaretçisini çekmeyi ve ilgiyi daha sonra da kendi üzerinde tutmayı başarmak olmalıdır.

Benim yeğen bu işlerden anlar, siteyi ona yaptırsam olmaz mı?

Olmaz. İddialı bir site tasarımı, hem görüntü hem kapsam hem de kodlama açısından "kes-yapıştır, üstüste yığ gitsin" kolaycılığının çok ötesinde özel bir birikim ve yetenek ister. Ciddi bir kurumun ya da projenin web sitesinin, öğrenci akrabalara ya da internet kafede vakit öldüren komşulara yaptırılacak kadar basit bir iş olmadığını anlamak gerekir.

Ama benim yeğen cin gibidir maaşallah!

Size "cin" değil, tasarımcı lâzım. İşsizlik günlerini "ucuza" web sitesi yaparak değerlendirmeye çalışan ve cep harçlığına fit olabilen öğrenciler, komşular, yeğenler, şirket bünyesinde istihdam edilmiş bilgi-işlemciler, sistem operatörleri, başlangıçta hesaplı gelebilir. Hatta bu site bir biçimde sizin gözünüze hoş görünüyor da olabilir. Ama siz o sitenin binlerce satırdan oluşmuş kodlarını göremez, görseniz de neyin nesi olduğunu anlayamazsınız. İşin doğrusu, tasarımcı geçinen "cin gibi" yeğenler de çoğunlukla o kodlara boş gözlerle bakarlar.

Kim gelir bu işin üstesinden?

İnternetin -ucuz tasarımcı başka bir iş bulup ortadan kaybolduğunda- sahipsiz kalmış enkaz sitelerle dolu olduğunu hatırlatalım. Web sitesi yaşayan bir varlıktır. O nedenle, işe doğru noktadan başlamak gerekir. Tasarım konusundaki temel yanlışların ne olduğunu bilirsek, doğrunun ne olduğunu da bilebiliriz.

Tasarım iyi mi değil mi, nasıl anlaşılır?

Tasarım iyi mi değil mi, nasıl anlaşılır?

Nereden başlamalı?

İlk iş olarak tasarımcının web sitesine bakmakta yarar var. Göze hitap ediyor mu? Doğru kodlanmış mı? Verilen bilgiler tatminkâr mı? Anlaşılır mı? Örneğin, tanıtım için siteye konan şirket binası, sunucu, personel fotografları gerçek mi, yoksa internetteki başka sitelerden alınmış "emanet" görüntüler mi?

Naylon şirketi neresinden anlarım?

Bunu anlamak için, tasarımcıyı ayağınıza çağırmak yerine, mümkünse siz onların adresine gidin; çalışma ortamlarını ve kendilerini görün. Bakın bakalım, sitenin anasayfasından dinamik ve zekî bir tebessümle sizi selâmlayan kıravatlı zenci ile uzun bacaklı sarışın kız sahiden o "tasarım şirketi"nin çalışanları mı? Bakın ve web sitelerinde sergiledikleri altyapıya sahip olup olmadıklarını bizzat yerinde gözlemleyin.

Yüzyüze sohbette yarar var.

Tasarımcıya, yapılacak işe dair ayrıntılı sorular sormak, aldığınız yanıtların tatminkâr olup olmadığına bakmak, size karşı dürüst ve işinin ehli olup olmadığını -hiç değilse sezgi yoluyla- anlamanıza yardımcı olabilir.

Ne gibi terslikler olabilir?

Her işe talip olan, domain adı, hosting paketi, bina maketi, tenis raketi, tırnak makası, kantaron tohumu satan, kod yazan, personal-server kuran, portföyünü reklam ve marketing de dahil bir sürü birbirine benzemez faaliyetle kabartmış olan "isviçre çakısı" benzeri tasarımcılara karşı uyanık olun. Hele bir de aynı anda word, excell, powerpoint, flash, freehand, dreamweaver, html, css, asp, accsess, php, mysql, apache, unix, linux, java, ajax, ruby on rail, yellow submarine, wap, rap, horon, çayda çıra bilen, bilgisayar ve ütü tamiri, kiosk, dekorasyon, boya-badana, iletişim, marketing, falan fişmekân ve daha bir sürü konuda uzman olan (olduğunu iddia eden) kişiler, ya dahîdir ya da palavracı. Bunu anlamaya çalışın.

Web sitemizi birazcık süslesek mi?

Web sitemizi birazcık süslesek mi?

İşin estetik boyutu nedir?

İlk ve en önemli nokta: Neden internetteki sitelerin pek çoğunun tek bir kalıptan çıkmış gibi birbirine benzediğini merak edin. Kopyanın kopyasının kopyası bir tasarımın size yakışıp yakışmayacağını sorgulayın.

Siteyi azıcık süslesek daha iyi olmaz mı?

Sadelikten şaşmayın. Sitenizde mutlaka olması gereken şeylerin dışındaki her türlü eklentiyi süsü püsü baştan ayıklayın. Janjanlı grafikler, yanıp sönen hareketli gifler, tablolar, anket formu, ziyaretçi defteri, video, fon müziği ve benzeri uygulamaların sitenize karman çorman bir görünüm vermekten, sayfaların açılışını geciktirmekten ve ziyaretçiyi zora koşmaktan başka işe yaramayacağını bilin.

Tasarımcı kod da yazar mı?

Tasarım ve kodlama iki farklı uzmanlık alanıdır. Sadece betik (script) dilini az biraz öğrenip de estetik ve editoryal beceriden yoksun, hatta tasarım diye bir olgudan habersiz olan, ama yine de "tasarım yaparım" diye ortaya çıkan kişilerin yaptığı sitelerin yüzünüzü ağartmayacağını daha en baştan bilin. Tasarımcı ile kod yazan kişiyi birbirine karıştırmayın. Unutmayın ki, en kolay sitede bile bazı beklenmedik sorunlarla karşılaşılabilir. Bu nedenle, iyi bir tasarımcının yaratıcı zekâya ve sorun çözme yeteneğine sahip bir kişi olması gerektiğini bilin. Siteniz için özel kodlar yazılması gerekiyorsa, bunu ya siz yazdırın ya da tasarımcıdan talep edin, o uzmanını bulup yazdırsın. Biliyorsa, kendisi yazsın. Ama biraz da olsa kod yazmasını bilen herkesi tasarımcı zannetme hatasına asla düşmeyin.

Teknolojiyle göz boyama!

Tasarımcı, aynı zamanda programcı, yani kod yazarı olduğunu mu iddia ediyor? Yaptığı siteleri ziyaret edin ve tarayıcı penceresinin adres (url) kısmındaki kelimelere bir göz atın. Sayfa uzantılarında "/?content_fetch&uid=107" türünden Çince Japonca ifadeler mi var? Büyük bir olasılıkla bu "tasarımcı", internetten indirdiği bedava bir scripti, dilimize çevirme zahmetine bile girmeden, "ben yazdım" diye satışa çıkarmıştır. Yarın öbür gün, telif ya da "çöken site" sorunları başınızı ağrıtabilir.

Ne yapmalıyım?

Spor olsun diye sitelerin kaynak kodlarına göz atın. Pek çoğunun -hiç olmasa daha iyi olabilecek- gereksiz html taglarıyla ve javascriptlerle şişkinleştiğini göreceksiniz. Unutmayın, tarayıcı (browser) programınız tüm bu kodları tek tek okumak, yorumlamak, anlayabildiği kadarını ekrana yazmak zorunda. İyi tasarımcı az ve öz kodlamayı tercih eder. Bu tür dağınık ve abur cubur kodlama pratiği, tasarımcının ciddiyetini, beceri derecesini, teknolojideki değişimleri izleme ve algılama kapasitesini değerlendirmenin en kestirme yoludur.

Bu site bu standartlara uygun mu?

Alttaki sarı renkli W3C ikonlarını tıklayarak önce bu siteyi, sonra da diğer tasarımcıların sitelerini (ve yaptıkları siteleri) xhtml standartları açısından geçerlilik testine tabî tutun. Test sonucunda çıkacak olan error (bozuk kod) ve warning (zayıf kodlaama) uyarılarının miktarına bir göz atın. Kendi sitesini bile hatasız kodlayamayan tasarımcıların becerisini sorgulayın.

Web sitesinin fiyatı nedir?

Web sitesinin fiyatı nedir?

Cebimizden kaç lira çıkar?

Tasarımın parasal karşılığı işçi ücreti gibi sabit bir rakam değildir. Birkaç günde yapılacak minik ve ucuz siteler olduğu gibi, tasarımcıya (ve programcıya) aylarca ter döktürecek zorlukta web siteleri de vardır. Bu nedenle, rakam belirlemeden önce ihtiyacınızın ne olduğunu ayrıntılarıyla sorgulamayan tasarımcının verdiği fiyatın gerçekçi olamayacağını bilin. Abartılı bir rakam isteyenler kadar, cep harçlığına fit olanlara da bu açıdan kuşkuyla bakmak gerekir.

Bu işin bize maliyeti -özetle- kaç lira tutar?

Bu soruyu buradan kolayca yanıtlayabilmek, telefonda safra kesesi ameliyatı yapmak gibi olur. Ortalama tasarım fiyatının ne olduğunu kestirebilmek için, bilgi ve beceri gerektiren nitelikli bir meslek erbabının aylık kazancını baz alabilirsiniz. Yani, bu site ne kadar zamanda hazırlanacak ve bu kişinin haftalık/aylık ücreti ne olmalıdır? Örneğin, şirketinizdeki mühendis ve benzeri kişilere yaptığınız ödemeler başlangıç için makul bir ipucu olabilir. Tabii, sizi vezir de rezil de edebilecek bir alanda yaratıcılığına, zekâsına, sorun çözme becerisine güvenebileceğiniz bir sanatçıya her köşe başında rastlanamayacağını bilmekte de yarar var. Kısacası, tasarımcının talep ettiği ücretin düşüklüğüne bakıp "aman ne güzel, işi ucuza kapattık" diye ellerinizi oğuşturmadan önce bir kez daha düşünün.

Siteyi güncellememiz gerekirse?

Sitenizi güncellemek mutlaka sizin yapmanız gereken bir işse ve konuyla ilgili teknik bilgiyi haiz değilseniz, tasarımcınızdan sizin için siteyi zahmetsizce güncelleyebileceğiniz kullanışlı bir altyapı kurmasını isteyebilirsiniz. Ya da güncelleme sorumluluğunu sizin yerinize tasarımcının üstlenmesini önerebilirsiniz. Ciddi tasarımcı, -muhtemelen- özenerek yaptığı bir sitenin daha sonra başkaları tarafından berbat edildiğini görmemek için, -makul bir ücret karşılığında- bu yükü üstlenecektir.

Tasarıma nereden başlamak gerekir?

Tasarıma nereden başlamak gerekir?

İlk önce ihtiyacınızın ne olduğunu saptamalısınız.

Kendinize "Bizi bu alanda varlık gösteren diğerlerinden farklı kılan özellikler nedir? Hangi amaç için bir web sitesi istiyoruz?" diye sorarak yola çıkmak en iyisidir. Temsil ettiğiniz kurumu, firmayı, ürünü, ya da bizzat kendinizi hedef kitlenize daha iyi tanıtmak için mi, iş ilişkilerinizi 24 saat kolaylıkla ulaşılabilecek bir web sitesi üzerinden yürütmek için mi, herkese açık bir CV oluşturmak için mi, bir misyonu yaygınlaştırmak için mi, aynı amaçtaki insanları sanal ortamda bir site etrafında buluşturmak için mi, ya da sadece bir hobi olarak web sitesi mi istiyorsunuz, önce bunu belirleyin.

Sonraki aşama nedir?

Ana fikir konusunda bir karar verdikten sonra, ikinci adım olarak içerik ve hedef kitle açısından fikirlerinizi birazcık da olsa netleştirmenizde yarar var. Sitenizde neler yer alacak ve bunları kimlerin farketmesini istiyorsunuz? Web sitenizi tasarlayacak olan kişinin size soracağı bu türden sorular için yanıtlarınız kısmen de olsa hazır olmalıdır ki sonuca çabuk ulaşılabilsin. Hatta sitenize konmasını istediğiniz görsel ve yazılı içeriği bir dosyada toplayıp, öncelik ve önem derecesine göre sınıflandırırsanız, zaman ve enerji kaybını önlemiş, başarıyı tesadüfe bırakmamış olursunuz.

Bir web sitesinin 'olmazsa olmaz'ları nedir?

Bir web sitesinin 'olmazsa olmaz'ları nedir?

10 Altın Kural:

Aşağıda iyi bir web sitesi yapabilmek için tasarımcının uyması gereken 10 Altın Kural özetleniyor. Bu liste tabii ki uzar gider, ama başlangıç olarak en azından bunları bilmekte yarar var.

Bir: Hedef Kitle

İyi bir web sitesi; hedef kitlesini doğru belirlemeli ve bu kitleye yönelik mesajı, ürünü, kurumsal/bireysel kimliği eksiksiz yansıtabilmelidir. Tasarım, içeriğin önüne geçip onu arka plana itmemeli, belirsiz hale getirmemeli, kafa karıştırmamalı, göz yormamalıdır.

İki: İlk İzlenim

"İyi bir ilk izlenim için ikinci bir fırsat yoktur" denir. Bu bağlamda, sitenin ziyaretçide bırakacağı ilk izlenim her zaman içtenlik, inandırıcılık ve profesyonellik olmalıdır. Sakil bir sitenin zihinlerde yaratacağı iz kolay kolay silinemeyebilir.

Üç: Kullanım

İçerik, linkler, açıklamalar anlaşılır olmalı, sayfalar hızlı yüklenmeli, her türlü tarayıcıda ve işletim sisteminde kusursuz görüntülenebilmeli, kâğıda basıldığında sorun çıkarmamalı, ziyaretçinin sabrını zorlamamalı, zaman ve göz dostu olmalıdır.

Dört: Gezinti

Yönlendirme butonları, en acemi internet ziyaretçisinin bile kafası karışmadan, kaybolmadan, kendisini beceriksiz gibi hissetmeden kullanabileceği yalınlıkta olmalıdır.

Beş: Farkedilme

Arama motorlarının kısa sürede keşfedebileceği ve arama sonuçları arasında ilk sayfalara girebilecek biçimde/içerikte tasarlanmış ve kodlanmış olmalıdır.

Altı: İletişim

Sitede yer alan elektronik posta adresleri spam avcısı robotlar tarafından ele geçirilememeli, site üzerinden yapılacak elektronik haberleşmeler sorunsuz ve berrak yürütülebilmelidir. Siteye adresini bırakan her ziyaretçi, bu adreslerin uygunsuz amaçlarla kullanılmayacağından emin olabilmelidir.

Yedi: Yayın

Sitenin tasarımı ve yayına konması sonrasında da düzenli olarak bakım ve güncellemeleri yapılmalı, domain ve hosting kiraları zaman aşımlarından önce yeniden ödenmeli, tasarım, zaman içinde beliren yeni ihtiyaçlara ve değişen teknolojiye uyarlanmalıdır.

Sekiz: Dil

Sitede kullanılan dil uzman olmayan ziyaretçinin de anlayabileceği durulukta ve yanlışsız, üslup, fontlar, renk, kompozisyon ve diğer görsel unsurlar zarif olmalıdır.

Dokuz: Saygı

Ziyaretçiyi zora koşan, aldatan, daha fazla sayfa açtırıp daha fazla reklam geliri elde etmeyi amaçlayan hilelerden, herhangi bir linke tıklanmadan kendiliğinden açılan "pop-up" pencerelerden, kullanıcının bilgisayarına gizlice indirilen eklenti ve uygulamalardan kaçınılmalıdır.

On: Dürüstlük

Ziyaretçiye karşı dürüstlük ve nezaket hiç bir zaman elden bırakılmamalıdır.

Tekrar edersek: Web sitemizi kim yapacak?

Sokak Kedisi web sitesinde ve Sokak Kedisi tarafından tasarlanmış diğer sitelerde yer alan içeriğin ve bu sitelerin özgün tasarımlarının telif hakları Fikir ve Sanat Eserleri Yasası çerçevesinde ve ayrıca Creative Commons lisansı ile koruma altındadır. Sitelerin özgün biçimleri ve içeriği üçüncü kişiler tarafından hiç bir biçimde ve hiç bir gerekçe ile ve ticarî amaçlarla kullanılamaz.

Tasarımların ya da içeriğin taklit edilmesi ya da kopyalanması durumunda, bunu yapanlar hakkında yasal işleme başvurulacağı, herhangi bir anlaşmazlıkta, bu siteyi ziyaret eden herkesin bu uyarıyı da okumuş olduğu, yanlış anlama ya da haberdar olmama gibi gerekçelerin hukuken geçerli sayılamayacağı önceden bildirilir.

Yazar adı ve kaynak belirtilerek ve özgün kaynağa link verilerek kâr amaçlı olmayan kişisel web sitelerinde kısa alıntılar yapılmasında ve referans olarak gösterilmesinde herhangi bir sakınca sözkonusu değildir.


TEPE

İyi site, sadece tasarımcının bilgisayarında değil, herkesin bilgisayarında kusursuz görünür.